, FIKRALAR 8
Dakika
Temel'e her dakika aptallığını niye gösteriyorsun diye sorarlar. O da cevap verir: - İnsanın pi şeyi var da cöstermezse ne faydası olayı?
Temel İngiltere'ye gidecekmiş. Lisan öğrenmesi gerek. Dershaneye yazılmış. İlk derste "come", yani "gel", demeyi öğretiyorlarmış. Temel bu işe akıl erdirememiş. Öğretmene demiş ki, - Bu nasıl iştur, come yazaysun, kam okuysun, peçi, cel olduğunu nasıl anlaysun?
Temel Mazeret Temel askerliğini yapıyormuş. Bölükte kırk ere izin vermişler. Geç kalırlarsa çadır hapsi var, ancak iyi bir mazeretleri olursa affedilecekler. Kırk kişiden otuz dokuzu da geç kalmış, hep aynı mazeret: - Atla istasyona celeydum. At çatladi, tren kaçti, geç kaldum. Derken kırkıncı da tamamlanmış, Temel çıkagelmiş. - Senin de mi atın çatladı, diye sormuşlar. - Hayır, demiş. Yoldaki otuz tokuz at leşini geçemedum.
Baki`ye dostlari sorarlar kac cesit dost oldugunu. Baki uc cesit dost vardir der. Bir dost gida gibidir sen onu her gun arasin. Bir dost vardir ilac gibidir gereginde ararsin. Bir dost daha vardir hastalik gibidir o seni arar.
Temel İngiltere'ye gidecekmiş.Arkadaşı Cemal İngilterede trafiğin soldan olduğunu ve bunu unutmasının Temel için oldukça tehlikeli olacağını söyleyip, dikkatli sürmesini öğütlediğinde, Temel: "Merak etme geçen gün Rize'den Samsun'a soldan gittimdi, bunun nekadar tehlikeli olduğunu bilirim daa !!!"
Yeni asker olan Temel'e komutanı sormuş:
Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman askeri geldiğini gördün. Peki ne yaparsın?
Temel heyecanla cevap vermiş:
-Hemen çevirir silahımı üzerlerine ateş açarım komutanım.
Komutan tekrar sormuş.
-Peki, karşıdan geliyorsa?
-Karşıya ateş açarım, komutanım.
-Arkadan geliyorsa ?
Temel dayanamamış;
-"Komutanım, bu ordunun benden başka askeri yok mu?" demiş.
Temel işhanında çay ocağı işletmektedir.
Üst kattaki işyerlerinden biri seslenir:
-Temel efendi, dört çay yap. Biri açık olsun.
Çaycı Temel cevap verir:
-Abi, hangisi açık olsun?!
Temel Ankara'da bir bakan tanıdığına gider ve kendisini bir işe koymasını ister...Bakan
-Nasıl bi iş isteysun?
-Hapushanede gardiyan olarak çalışmak isteyrum..
Bakan şaşirur, ama Temel'in işini de yapar...Temel bakanın yanından ayrılırken hiçbirşey demez...Bu durum karşısında fena halde bozulan bakan Temel'e:
-Ne biçim adamsun... der demez, Temel:
-Ey gidi bakanum, senun bana emeğın çoktur. Teşekkür da bişe midur? Sen hele içeri düş de ben sana gözüm gibi bakarum..
Temel dar bir ayakkabı almış, sıkışa sıkışa gidiyormuş. Dursun bu durumu görünce:
-Temel niye sıkışık ayakkabı aldın?
Temel bir sandalyeye oturup ayakkabılarını çıkarırken:
-Dursun bileysun, kız evlendi ev aldi. Borç bağa kaldi, oğlan araba aldi. Onun borci da bağa kaldi. Senun anlayacağın benim borcum gırtlağa dayandi. Ben da sıkışık ayakkabi aldım ki çıkarttığımda sanki borcum yokmuş gibi bir oh çekeyim.
Kahvede dertli dertli oturan Temel'e candan arkadaşi olan İdris sorar:
-Ula Temel, sen hastamisun, nesun?
-Sorma İdris, hastayim . Ama doktora gidecek param yoktur.
-Sen Doktor Kadir Bey'e git, hem iyudur, hem de hesaplidur. Hem ikinci gidişte vizitenin yarısını alır.
Ertesi gün Temel doğru Doktor Kadir Bey'e gider:
-Merhaba doktorum, işte ben yine geldum.
Temel karısını doğum için hastahaneye getirir. Ve heyecanla bekler. O sırada birisi sorar:
-Kaçıncı çocuğunuz efendim?
-Onuncu uşağım.
-Peki kaç yıllık evlisiniz?
Temel:
-Yeni evliyiz.
Arkadaş şaşırarak;
-Fakat nasul olur?
-Haçen niye anlamayusun? Hanım orda bir doğuruyu, ben de burda dokuz doğuruyum.
Temel Amerika'da trafik polisidir. Bisikletle yol trafiğini ihlal eden bir papazı durdurur:
-Dur, ceza yazacağım.
-Ceza mı? Yazamazsın.
-Haçan nedenmiş o?
Papaz gülerek cevap vermiş:
-Benim sağ kolumda İsa, sol kolumda Meryem var.
Temel hemen atılarak:
-Uy da, yazacuğum. Bisiklete üç kişi bineysun.
İhtiyar Temel doktora gider, sol ayağı ağırmaktadır.
Doktor muayene eder:
-"Yaşlılıktan, yaşlılıktan!"
Temel doktorun teşhisini beğenmez!
-"Doktor bey, haçan sağ ayağum da aynı yaştadır, o niçun ağırmayi?"
Maç haberini telefonla yazdıran Temel, hatlardaki arıza nedeniyle Trabzonspor sözcüğünü kodluyormuş:
-Trabzon'un T'di, Trabzon'un, R'si, Trabzon'un A'sı, Trabzon'un B'si...
-Temel, sen ne diyorsun? Ne biçim kodlama bu böyle?
-Trabzon'da ha bu harfler yok midur?
Temel ile Dursun teravih sonrası sohbet ederler. Temel sorar:
-Ula Dursun, sen oruçlu iken kaç hamsi yiyebilursun?
-100 tane.
-Hayır, yiyemesun.
-Niye yiyemeyecekmişum da?
Ula Dursun, birini yedun mi orucun bozulur. Kalan 99 hamsiyi oruçsuz olarak yersun.
Temel'in çocuğu 18 yaşına basar. Temel oğluna güzel bir hediye alır.
Oğlu:
-Baba, sen 18 yaşına basmış olsaydın nasul bir hediye isterdun?
Temel:
-18 yaşıma tekrar dönebilseydim başka bir şey istemezdim.
Temel bir gün İstanbul'da gezerken 61 plakalı bir araba görür.
Ve arabanın lastiğini bıcakla patladır. Sonra da karşısına geçio oturur.
Yoldan geçen biri:
-Kardeşim lastiği niye patlattın? Diye sorunca,
Temel:
-Dur ula, memleket havasi aliyrum.
Temel'e sormuşlar:
-Hangi nefesleri çok seversin_
Temel cevap vermiş:
-Cigaramun ilk nefesiyle, kaynanamın son nefesini.
Temel tabanca almak için silahçı dükkanına girer ve sorar:
-Bana bir tabanca lazım.
Dükkancı sorar:
-Peki, nasil bişe istersun?
Temel:
-5 kişilik olsun
Trafik polisi Temel'i durdurur:
-Efendi, on dakika evvel kırmızı ışıkta geçtiniz
-Kim deyi?
-Beş kilometre ötede başkomiserimiz var, telsizle bildirdi
Temel sinirlenerek,
"Ula amma boşboğaz başkomiserin varmış ha! Ağzında pakla islanmayi.
Temel arkadaşına hakaret ettiği için yargılanıyomuş, mahkemede kendisini savunmuş:
-Yok hakim bey, ben kendusuna sadece hayvan dedim
-İyi ya, hayvan demek hakaret değil mi?
-Ne demek hakim bey... Yanlış anlaşılıyi... İnsan kurnaz bir dilkidur. Kurnazlıkta ileri gidersa kurttur, pek cesur ve heybetli olursa aslan, uysal olursa kuzi, korkak olursa tavşan, inatçi olursa eşek, güzel sesli olursa bülbül... velhasılı kelam, hakim bey, insan hiçbir zaman heyvanluktan kutulamaz.
Temel İstanbul'da arkadaşıyla beraber hamsi yiyormuş. Temel yediği hamsilerin kılçıklarını bitarafa ayırıyormuş. Bunu üzerine arkadaşı Temel'e sormuş:
-Kılçıkları niye ayırıyorsun?
-Kılçıkları yiyince insanın kafasi daha çok çalişiyi, bunlari sonra yiyeceğum.
Bunun üzerine arkadaşı atılarak
-Ver onları bana, biraz da benim kafam çok çalışsın.
Temel demiş
-Uşağım, bunlar bedava olmaz, tanesini sana uygun bir fiyata yaparım.
Bunun üzerine Temel yediği hamsinin kılçıklarını arkadaşına satar. Kendisi hamsileri, arkadaşı kılçıkları yemeye başlar. Bir iki kılçık yiyen arkadaşı Temel'e sorar
-Temel, galiba sen beni kandırıyorsun,
Temel der ki
-Haçen niye
-Bende bir değişiklik olmuyor,
-Oldi oldi, bak kafan çalışmaya başladi ama biraz geç oldi.
Temel İngiltere'ye gitmişti.
Arkadaşları Temel'e
-İngilizce bilmezdin İngiltere'de çok sıkıntı çektin mi demişler.
Temel:
-Hayır, sıkıntıyı asıl İncıluzlar çekti.
Almanlar Berlin'i bombalamaya gelen Ingiliz Ucak Filosu'ndaki bir ucagi dusururler. Pilot yarali olarak kurtulur ve Almanlar tarafindan esir alinir. Hastaneye yatirilan pilotun durumu gittikce kotulesir ve Alman doktorlar pilotun kollarindan birinin kesilmesine karar verirler. Kolu kangren olmustur pilotun. Doktorlar kolunu kesmeden once pilota durumu anlatirlar ve izin verip vermedigini sorarlar. Pilot da ne yapsin 'Evet' der ve ekler, "Bir ricam olacak. Kolumu kestikten sonra onu, Londra'yi bombalamaya gittiginizde Ingiliz topraklarIna atar misiniz?" Doktorlar da kabul ederler ve pilotun istegini yerine getirirler. Aradan gunler gecer, bu kez pilotun diger kolu kotulesir. Almanlar pilota yine kolunu kesmek zorunda olduklarini ve izin verip vermedigini sorarlar. Pilot da kabul eder ve bir onceki gibi kolunun Ingiliz topraklarina atilmasini rica eder. Istegi kabul edilir ve yerine getirilir. Aradan bir sure daha gecer. Bu kez pilotun bacaklarindan biri kotulesir. Ayni sekilde doktorlar durumu pilota anlatirlar ve izin isterler. Pilot da izin verir ve ayni ricasini bacagi icin yineler. Bu kez doktorlar kabul etmezler. Pilot da "Ama neden? Kollarimi atmistiniz. Bacagimi niye atmiyorsunuz?" diye sorar. Almanlar da yanitlar: "Iyi de sen ufaktan ufaktan kacmaya calisiyorsun galiba!"
**********
adamin biri lokantaya gitmis, garsona -bana az pilav ustune de et. demi$, yanindaki de: -bana da az pilav ama ustune etme ...
*********
Temel askerdeyken, bolugundeki bir asker devamli temel'e kufrediyormus. Temel sonunda dayanamayip gitmis komutanIna: - KomtanIm askerin biri anama kufur etti. Komutan birsey olmaz deyip bashindan savmis. Ertesi gun Temel yine gelmis komutanIn yanIna: - Ya komtanIm, babama kufur etti bu sefer. Komutan yine birsey olmaz deyip savarken temel: - Anam da babam da sensin burda komtanIm.. deyince Komutan birden ayaga kalkmis: - Cagirin su pezevengi bana bakayIm!
**********
Amerikali bir turist Avustralya'yi gezmektedir ve kendine de bu amacla bir rehber bulmustur.Rehber ve Amerikali buyuk bir meraya gelirler ve Amerikali birden ilerde otlayan koyunlari farkederek rehber sorar : --Bunlar nedir? Rehber hemen: Onlar koyun der ve Amerikali da Yapma yahu, bizde koyunlar bunlarin iki uc mislidir diyerek alayli bir uslupla guler.Biraz daha ilerleyince otlayan inekleri gorurler ve yine Amerikali sorar : -Bunlar nedir? Rehber de :Oonlar inek. diyerek cevaplar, Amarikali da gulerek : --Vay be , Amerika'da inekler bunlarin en az iki mislidir diyerek guler.Bir muddet daha gittikten sonra onlerinden kangurular gecer ve Amerikali yine sorar: --Peki bunlar ne ?Rehber istifini bozmadan cevaplar:
--Ha, onlar mi?, cekirge.
**********
Adam ölüm döseginde yatmakta, karisi bas ucunda göz yasi dökmektedir. Adam zorlukla konusarak sunlari söyler: "Bak karicigim, ben ölmek üzereyim. Ölmeden önce sana bir itirafta bulunacagim. Seni aldattim, hem de bu evde senin yataginda." der. "Biliyorum" der kadin, "Yoksa seni niye zehirliyeyim?"
**********
GÖRMEMİŞİN BİRİ BİR OTOBÜS SATIN ALIR
İLK YOLCULUKTADA BİRLİKTE SEYAHAT
EDER. DERKEN YOLCULUĞUN Bİ YERİNDE
OTOBÜS ARIZALANIR.
OTOBÜS SAHİBİ ŞOFÖRE DÖNEREK
SÖYLENİR. VİTES KOLUNU GÖSTEREREK
^BAŞINDAN BERİ ŞU ŞEYİ
KURCALIYORDUN BOZULACAĞI BELLİYDİ^^
Temel teksastaki arkadasini ziyarete gitmis. Arkadasi onu havaalaninda 40 kapili bir limuzinle karsilamis. Temel saskinlik icinde "Yahu bu ne buyuk bir araba" demis. Rrkadasi kasilarak "Teksasta her sey buyuk olur" diye karsilik vermis.
Uzunca bir yolculuktan sonra arkadasinin ciflik kapisina ulasmislar. Ancak eve varmalari bir saatlerini almis. Temel "Yahu bu ne buyuk bir ciftlik" demis. Arkadasiysa "Teksasta her sey buyuk olur" demis ayni ses tonuyla.
Eve girmisler ve hemen aksam yemegine oturmuslar. Tabi 100 metrelik bir masanin bir ucunda temel diger ucunda ev sahibi. Temelden ayni hayret "Yahu bu ne buyuk bir masa" ve arkadasi "Teksasta her sey buyuk olur" .
Yemekten bir sure sonra temelin tuvalet ihtiyaci peyda etmis ve tuvaletin yerini sormus. Arkadasi "Koridorda sagdan 5. kapi" demis. Ancak temel yanlislikla soldan 5. kapidan girmis. Isigi ararken bir anda kendisini evin kapali havuzu icinde bulmus ve can havliyle bagirmaya baslamis:
"Sifonu cekmeyin! Sifonu cekmeyin!"
Adamin biri koyun birinin yanindan gecerken bir koylu inegiyle beraber otostop cekiyorlarmis. Adam durmus almis koyluyu ama inegi ne yapacaklari mechul, Koylu: -"Arka tampona baglariz o pesimizden gelir", demis. Dusmusler yola, derken adam gaza asilmaya baslamis, 50 km... inekte tis yok. 70 km... inekte tis yok, koylu de: -"Benim inek iyi kosar",diye sisiyormus. Adam takmis besinci vitese... hiz 120 ve inek dilini sallamaya baslamis. Sofor senin inek kesildi, herhalde bak dili bir karis disarida demis. Köylü de: -"Sen yanlis anlamissin o seni sollayacak sinyal veriyor", demis.
**********
Yargic temele sormus : davaciya borcunu bir turlu odemiyorsun neden
Temel boynunu buker verecegum vermesinede bana uc ay muhlet ver diyorum vermiyor uc yildir beni oyaliyor.
*********
Bi amerikan ucak gemisi seyir halinde ilerlerken radar ekraninda bir baska eko gorur,ucak gemisi komutani derhal telsiz e gecerek konusmaya baslar "Onumde bana dogru yaklasmakta olan gemi derhal aksi rotaya donerek yolumdan cekil!" karsidan cevap gelir "siz cekilin" komutan sinirlenir ve tekrar eder "onumdeki (pruvamdaki)gemi burasi amerikan ucak gemisi derhal cekil " karsidan ise bir muddet sonra cevap gelir "burasi da Deniz feneri istasyonu"
PEZEVEK
ADAMIN BİRİ AKŞAM İŞTEN EVE GELİRKEN YOLDAN ARABAYLA GEÇEN BİRİ ADAMA SELAM PEZEVEK DER.ADAM ŞAŞILIR VE SÖYLENE SÖYLENE EVİNE GİDER.VE OLAYI KARISINA ANLATIR KARISIDA TAKMA KAFANI KOCACIM TERBİYESİZİN BİRİSİDİR DER. ADAM SABAH İŞE GİDERKEN YİNE YOLDA AYNI ADAM GÜNAYDIN PEZEVEK DER. ADAM YİNE ŞAŞILIR YİNE KENDİ KENDİNE SÖYLENİR.ADAM İŞTEN EVE DÖNÜNCE YİNE AYNI ADAM ADAMA DERKİ İYİ AKŞAMLAR DEDİKODUCU PEZEVEK DER.